Bu sayfa ile birlikte Türk edebiyatının usta kalemi Refik Halit Karay’ın, gurbet ve memleket özlemini en derinden hissettiren meşhur “Eskici” hikâyesine adım atıyoruz. Bu bölümde hem metne hazırlık yapacak hem de hikâyenin başlangıcındaki o hüzünlü atmosfere dahil olacağız.
1. METİN İNCELEMESİ
- Metin Adı: Eskici
- Yazar: Refik Halit Karay
- Tür: Hikâye (Olay Hikâyesi)
- Konu: Küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Hasan’ın, akrabaları tarafından Filistin’deki halasının yanına gönderilmesi ve bu yolculuk sırasında yaşadığı yabancılaşma duygusu.
- Tema: Gurbet, yalnızlık ve dil hasreti.
2. SORULAR VE ÇÖZÜMLERİ
Soru 5: b) Hikâyeyi okuduktan sonra hikâyenin içeriği hakkındaki bölümü doldurunuz. Tahminlerinizin hikâyenin içeriğiyle örtüşen yönlerini söyleyiniz.
- Cevap:
- Hikâyenin İçeriği: Hikâye, beş yaşındaki öksüz ve yetim Hasan’ın İstanbul’dan Filistin’e uzanan hüzünlü yolculuğunu konu alır. Hasan, gittiği yerlerde insanların Arapça konuşması nedeniyle kendi diline hasret kalır ve suskunluğa gömülür.
- Örtüşme: Eğer tahmininde “bir çocuğun uzaklara gitmesi” veya “yalnızlık” gibi kavramlara değindiysen, tahminlerinin metinle örtüştüğünü belirtebilirsin.
Soru: Okuma Sırası – Hasan’ın ruh hali üzerine gözlemler.
- Cevap: Hasan vapurdayken başlangıçta çocuksu bir merakla etrafı izler; vinçlere, simitlere bakar. Ancak vapur İstanbul’dan uzaklaşıp insanların dili değişmeye (Arapça konuşulmaya) başlayınca üzerine bir durgunluk çöker. İsmi bile “Hassen” olarak değişince kendisini o çevreye ait hissetmemeye başlar.
3. ETKİNLİK VE TABLO REHBERİ
Hikâyenin İçeriği Tablosu (Sayfa 155):
- Nasıl Doldurulur? Sol tarafa okumadan önceki tahminlerini, sağ tarafa ise şu an okuduğun ilk bölümden çıkardığın sonucu yazmalısın.
- Örnek: “Hasan beş yaşında, ailesini kaybetmiş bir çocuktur. Akrabaları tarafından ‘rahat eder’ denilerek aslında bir nevi başlarından atılmış ve Filistin’e gönderilmiştir. Hasan’ın en büyük acısı, kimsenin onunla Türkçe konuşmamasıdır.”
4. GÖRSEL OKUMA
Sayfanın alt kısmında veya çevresinde canlandırılan liman ve vapur sahneleri, Hasan’ın hayatındaki köklü değişikliği simgeler. Vapurun rıhtımdan ayrılması, Hasan için sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda güven duyduğu “ana dili” ortamından da kopuştur.
5. MİNİ SÖZLÜK
- Sapa: Yol üstünde olmayan, gidilmesi zor, ücra yer.
- Kampana: Gemilerde veya tren istasyonlarında işaret vermek için çalınan çan.
- Peltek: Bazı sesleri (özellikle ‘s’ ve ‘z’) tam çıkaramayan konuşma biçimi.
- Taal hun yâ Hassen: Arapça “Buraya gel ey Hasan” anlamına gelen sesleniş.
- İsli: Dumanın bıraktığı kara leke ile kaplanmış; (mecazen) kederli, huzursuz gönül.
Küçük Hasan’ın Filistin topraklarına ayak bastığı ve o meşhur suskunluğunun başladığı 156. sayfaya devam edelim mi?