Şimdi rotamızı dünya edebiyatına çeviriyoruz. Avusturyalı yazar Stefan Zweig’ın kaleminden çıkan, insanlığa dair umut verici bir hikâye olan **”Herkesin Dostu”**na başlıyoruz.
Bu sayfa hikâyenin giriş bölümüdür (serim) ve bizi çok ilginç bir karakterle, Anton ile tanıştırır.
Sayfa 92 Analizi: “Herkesin Dostu” (Giriş)
1. METİN İNCELEMESİ: GİZEMLİ BİR KARŞILAŞMA
Hikâye, anlatıcının (yazarın kendisi) köpeği Kaspar ile yürüyüşe çıkmasıyla başlıyor. Ancak sıradan bir yürüyüş değil bu; çünkü köpeği birden tuhaf hareketler yapmaya başlıyor.
Olayın Başlangıcı: Köpek acı içinde kıvranırken, yanlarında “yoksul kılıklı, şapkasız” bir adam beliriyor1. Anlatıcı onu ilk başta dilenci sanıyor ama adamın bakışları o kadar dostça ki bu düşüncesinden vazgeçiyor2.
İlk Temas: Adam (Anton), hiç tanımadığı halde köpeğe şefkatle yaklaşıyor ve ustaca bir hareketle köpeği rahatsız eden keneyi çıkarıyor33. Köpek bile bu yabancıya hemen güveniyor.
Anton’un Gizemi: İşini bitiren Anton, teşekkür beklemeden sessizce uzaklaşıyor4. Anlatıcı bu durumu aşçısına sorduğunda şaşırtıcı bir cevap alıyor: Anton’un belli bir mesleği yok ama “o her şeye yetişir”5.
Hayat Felsefesi: Anton, modern dünyanın kurallarına aykırı yaşıyor. Para biriktirmiyor, sabit bir işi yok ama herkes ona ihtiyaç duyuyor. İnsanlar ona para değil, yaşaması için gerekenleri (yemek, giysi) veriyor6.
2. KARAKTER ANALİZİ
Bu sayfada iki zıt karakter görüyoruz:
Anlatıcı (Yazar): Modern dünyada yaşayan, her hizmetin karşılığının para olduğunu düşünen, kurallara bağlı biri. Anton’un yaşam tarzını başta anlayamıyor ve “Bu adam nasıl geçiniyor?” diye şaşırıyor7.
Anton: “Nev-i şahsına münhasır” (kendine özgü) bir karakter8. Sakin, yardımsever, paradan çok insana ve canlılara değer veren, dünyevi hırslardan arınmış biri.
3. DİL VE ANLATIM NOTLARI
Anlatıcı Türü: Hikâye 1. Tekil Şahıs ağzından (Ben diliyle) anlatılıyor. Bu da anlatıcının şaşkınlığını ve hayranlığını bizim de hissetmemizi sağlıyor.
Betimleme: Anton’un fiziksel görünümü (“yakasız, şapkasız, yoksul kılıklı”) ile ruhsal dünyasının zenginliği (“açık mavi gözleri, sakin gülümsemesi”) arasında bir tezatlık kurularak karakterin derinliği vurgulanıyor9.
4. MİNİ SÖZLÜK (Kelimeleri Cebimize Atalım)
Metinde geçen bazı güzel ifadeler:
Nev-i şahsına münhasır: Kendine özgü, başkasına benzemeyen, orijinal kişilik10.
Musallat olmak: Birine veya bir şeye takılıp gitmemek, rahatsız etmek (Burada kene için kullanılmış)11.
Teklifsiz: Samimi, resmiyet gözetmeyen12.
Ameliye: İşlem, operasyon (Keneyi çıkarma işlemi)13.
Tabanları yağlamak: Hızla kaçmak, uzaklaşmak14.
Anton’un kim olduğunu ve neden “Herkesin Dostu” dendiğini anlamaya başladık. O, karşılıksız iyiliğin simgesi gibi.
Şimdi Anton’un kasabada neler yaptığını ve insanlarla ilişkisini daha detaylı göreceğimiz 93. sayfaya geçelim.