Sait Faik Abasıyanık’ın o kendine has dünyasında sona geldik.
Burada hem hikâyenin o meşhur finalini okuyacağız hem de “Bir Kavak ve İnsanlar” ile karşılaştırmalı etkinlikler yapacağız.

Sayfa 86 Analizi: “Hişt, Hişt!” Finali ve Karşılaştırma

1. METİN İNCELEMESİ: HİKÂYENİN FİNALİ
Hikâyenin son kısmında anlatıcı, bahçıvanla konuşmaya devam ediyor. Ve o meşhur hayat felsefesini açıklıyor.
Diyalog: Anlatıcı, bahçıvana “Hişt hişt” sesini duyup duymadığını soruyor. Bahçıvan da “Benim de kulağıma bir hışırtı gelir amma ne taraftan gelir?” diye cevap veriyor1.
Yazarın Mesajı (Ana Fikir): Hikâyenin en can alıcı cümlesi şurada:
“Nereden gelirse gelsin dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, hayvandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin!… Bir hişt hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları…”2.
Hoca Yorumu: Sait Faik burada bize şunu söylüyor: İnsanı yaşatan şey, etrafındaki seslerdir, yaşam belirtisidir. Yalnızlık ve sessizlik (ölüm sessizliği) kötüdür. Bir ses, bir nefes, bir “Hişt” sesi duymak; yaşadığımızı hissettirir, bize umut verir. Bu sesin kimden geldiği önemli değildir, yeter ki hayatın sesi kesilmesin.

2. SORULAR VE ÇÖZÜMLERİ (Ders İçi Çalışma)
Etkinlikleri birlikte çözelim. Kitabına işaretleyebilirsin.
Soru 1: Duygu ve Konu Belirleme
a) “Hişt, Hişt!” Hikâyesindeki Temel Duygu:
Cevap: Yaşama Sevinci3.
Neden? Hikâye boyunca yazar otların yeşiline, denizin mavisine hayranlıkla bakıyor ve “Yeter ki bir ses gelsin, yaşasın insanlar!” diyerek hayata tutunuyor.
b) “Bir Kavak ve İnsanlar” Hikâyesindeki Temel Duygu:
Cevap: Doğa Sevgisi4.
Neden? Hikâye, bir ağacın yok edilişini ve doğanın buna direnişini anlatıyor.
c) Hikâyelerin Konuları:
Hişt, Hişt! Konusu: Doğada yürüyüşe çıkan birinin gaipten bir “hişt” sesi duyması ve bu sesle birlikte yalnızlığını unutup hayata bağlanması.
Bir Kavak ve İnsanlar Konusu: Bir sahil kasabasında fabrika yapımı için kesilen bir kavak ağacının ve doğanın insanlara (sanayileşmeye) karşı verdiği mücadele.
Soru 2: Dil ve Anlatım İncelemesi
a) Ünlemin Başlık Olması: “Hişt, Hişt!” gibi bir ünlemin başlık olması ve tekrar etmesi hikâyeye canlılık, merak ve samimiyet katmıştır. Okuyucu da yazarla birlikte o sesi arar hale gelir. Hikâyenin ritmini artırır.
b) Doğa Kelimeleri: “Bir Kavak ve İnsanlar” hikâyesindeki doğa kelimeleri (papatya, deniz, rüzgâr vb.) hikâyenin şiirsel ve betimleyici bir dille yazılmasını sağlamıştır. Konu doğa olunca, dil de doğa gibi renkli ve canlı olmuştur.5
Soru 3: Boşluk Doldurma Etkinliği6
Burada metnin bir paragrafında7ki kelimeler çıkarılmış. Senden kendi kelimelerinle doldurman isteniyor.
İpucu: Bu paragraf aslında 85. sayfadaki giriş paragrafıdır. Oraya bakarak orijinal kelimeleri bulabilirsin:
“Otların yeşil olması, denizin mavi olması…”8.
“Ya otların yeşili mor, ya denizin mavisi kırmızı olsaydı…”9.
Amaç: Yazarın kelime seçiminin metnin duygusunu nasıl etkilediğini fark etmeni sağlamak. Yazar sıradan renkleri (yeşil, mavi) bile büyük bir mutluluk kaynağı olarak görüyor.

3. FARK EDELİM KÖŞESİ: Tema vs. Konu
Sayfanın altındaki bilgi kutusu çok önemli. Sınavlarda “Bu metnin teması nedir, konusu nedir?” diye sorarlar. Farkı şudur:
Tema: Soyuttur, geneldir. (Örn: Yaşama Sevinci) 10.
Konu: Somuttur, o esere özgüdür. Temanın kişi, yer, zamanla sınırlandırılmış halidir. (Örn: Yazarın Burgazada’da yürürken duyduğu sesle mutlu olması) 11.

Sait Faik’in yaşam dolu dünyasından çıkıp, hikâye haritası çıkaracağımız ve kendi hikâyemizi kurgulayacağımız 87 ve 88. sayfalara geçiyoruz. Bu kısım biraz daha “uygulamalı” olacak.
Sonraki sayfaya geçmemi ister misin?

Harika! Şimdi öğrendiklerimizi uygulama vakti. “Hişt, Hişt!” hikâyesinin analizini tamamlayıp, “Bir Kavak ve İnsanlar” hikâyesinin haritasını çıkaracağız. Kitabının 87. ve 88. sayfalarını önüne al.
Bu sayfalarda hem Sait Faik’in kelime dünyasına dalacağız hem de Haldun Taner’in hikâyesini “ameliyat masasına” yatırıp parçalarına ayıracağız.

Scroll to Top