Hikâyenin son analizlerini yapıp, hikâye türünün teorik bilgilerini öğreneceğimiz 84. sayfadayız. Burada biraz daha “yazar gibi düşünmemiz” isteniyor.
Haydi başlayalım!
Sayfa 84 Analizi: Doğayla Savaş ve Hikâye Teorisi
1. METNİMİZİ ANLAYALIM (Devam)
Bu sayfada hikâyeden çıkaracağımız en büyük dersi yorumlamamız ve hikâyenin türü üzerine düşünmemiz isteniyor.
Soru 7: Paragraf Yazma Etkinliği
Soru: “Doğayla savaş hâlindeyiz. Eğer kazanırsak, kaybedeceğiz.” sözünü açıklayan bir paragraf yazınız.
Bu söz, çevre bilincinin en temel sloganlarından biridir. Senin için örnek bir paragraf hazırladım, bunu kendi cümlelerinle geliştirebilirsin:
Örnek Paragraf:
“İnsanoğlu yüzyıllardır teknoloji ve sanayi ile doğaya hükmetmeye çalışıyor. Ormanları kesip yerine fabrikalar kuruyor, nehirlerin yönünü değiştiriyor, havayı kirletiyor. Bu mücadeleyi bir ‘savaş’ gibi görüp doğayı dize getirdiğimizi, yani ‘kazandığımızı’ sanıyoruz. Ancak unuttuğumuz bir gerçek var: Biz doğanın efendisi değil, bir parçasıyız. Eğer bu savaşı kazanıp doğayı tamamen kontrol altına alırsak (yok edersek), aslında kendi yaşam kaynağımızı kurutmuş olacağız. Nefes alacak hava, içecek su kalmadığında, kazandığımız bu zaferin aslında kendi sonumuz olduğunu acı bir şekilde anlayacağız. İşte bu yüzden doğayı yenmek, aslında insanlığın kaybetmesi demektir.”
Soru 8: Fabl Unsurlarının Etkisi
Soru: Hikâyede fabl özelliklerinin (hayvanların/bitkilerin konuşması) kullanılmasının hikâyeye katkısı nedir?
Bilgi: Fabl, kahramanları hayvanlar veya bitkiler olan, sonunda ders veren hikâyelerdir. “Bir Kavak ve İnsanlar” aslında gerçekçi bir hikâye olsa da yazar burada kavak ağacını, kuşları ve çiçekleri konuşturmuştur.
Cevap: Yazarın fabl unsurlarını kullanması hikâyeye masalsı ve çarpıcı bir anlatım kazandırmıştır1.
Empati Kurdurma: Ağacın acısını “testere sızısı” olarak hissetmemiz veya çiçeklerin “yas tuttuğunu” görmemiz, okuyucunun doğayla duygusal bağ kurmasını sağlar.
Mizah ve İroni: İbibik kuşunun “intikam planı yapması” ve konuşması, hikâyenin trajik konusunu yumuşatarak (kara mizah) okuyucuyu hem düşündürmüş hem de gülümsetmiştir.
Zenginlik: Sadece insanların değil, doğadaki tüm varlıkların bir “ruhu” olduğu mesajını güçlendirmiştir.
2. ÖĞRENELİM KÖŞESİ: Hikâye Türünün Özellikleri
Sayfanın altındaki sarı kutucukta, Edebiyat dersinin temel konularından biri olan Hikâye (Öykü) türünün tanımı yapılmış. Burayı “hap bilgi” olarak defterine not alabilirsin:
Konu: Yaşanmış ya da yaşanması mümkün olan olaylar anlatılır2.
Yapı Unsurları: Her hikâyede mutlaka Olay, Mekân (Yer), Zaman ve Kişiler (Şahıs Kadrosu) bulunur3.
Kişi Kadrosu: Romanın aksine hikâyede kişi sayısı azdır. Karakterlerin hayatı veya ruhsal özellikleri çok derinlemesine (detaylı) anlatılmaz4.
Kapsam: Kahramanın tüm hayatı değil, hayatının kısa bir kesiti veya belli bir olay anlatılır5.
3. MİNİ SÖZLÜK (Terimler)
Fabl: Genellikle hayvanların konuşturulduğu, sonunda ahlaki bir ders (kıssadan hisse) veren kısa öykü. (Örn: Ağustos Böceği ile Karınca).
Manzum: Şiir şeklinde yazılmış (Kafiyeli ve ölçülü).
İroni: Söylenen sözün tersini kastederek alay etme veya bir durumun komik/çelişkili yanını ortaya koyma.
“Bir Kavak ve İnsanlar” hikâyesini tamamen bitirdik! Yazarını tanıdık, kelimelerini öğrendik, mesajlarını çözdük.
Şimdi sırada Sait Faik Abasıyanık’ın o meşhur “Hişt, Hişt!” hikâyesi var. Bu hikâye, Haldun Taner’inkinden çok daha farklı; olaydan çok “duruma” ve “duyguya” odaklanıyor.