Bu sayfada amaç, metindeki eski kullanımları fark edip güncel kuralları öğrenmektir.

Sayfa 82 Analizi: Dil Bilgisi Dedektifliği (Yeniden Düzenlendi)
1. SÖZ VARLIĞIMIZ: Metindeki Kelimelerin TDK Kontrolü
Metinde geçen “ayakucu”, “zehir etmek” ve “göztaşı” kelimelerini TDK Güncel Yazım Kılavuzu’na göre inceleyelim.
a) Ayakucu
Metindeki Kullanım: “…yine dalgalar ayakucunda o çok sevdiği besteyi söyleyecekti.”1.
TDK Kontrolü: TDK’de “ayakucu” şeklinde bitişik yazılır.
Anlamı: “Yatılan yerin ayak tarafı.”
Analiz: Metinde ihtiyar adam mezarda yattığı için dalgalar onun “ayak tarafında”dır. Yani TDK’deki anlamıyla kullanılmıştır.
Sonuç: Kelime birleşik yazılmalıdır. Metindeki kullanımı (bitişik olması) DOĞRUDUR.
Dikkat: Eğer “ayağımın ucu ağrıyor” deseydik (parmak uçları kastedilseydi) ayrı yazılırdı. Ancak “konum” bildiren ayakucu bitişiktir.
b) Zehir etmek
Metindeki Kullanım: “…hayatı onlara zehir etmeye başlamıştı.”2.
TDK Kontrolü: TDK’de “zehretmek” şeklinde bitişik yazılır.
Sebep (Kural): “Etmek, eylemek, olmak” yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde, ses düşmesi (ünlü düşmesi) varsa kelime bitişik yazılır.
Zehir + etmek -> Zehretmek (i sesi düşer).
Sonuç: Güncel kurallara göre bu kelime bitişik yazılmalıydı. Metinde yazarın ayrı yazması (ünlü düşmesini göstermemesi), güncel TDK kuralına göre YANLIŞTIR (veya eski imladır).
c) Göztaşı
Metindeki Kullanım: “…bilcümle direkler gibi göztaşı mahlulü ile muamele görüp…”3.
TDK Kontrolü: TDK’de “göztaşı” şeklinde bitişik yazılır.
Sebep (Kural): Anlam kayması yoluyla oluşan birleşik kelimeler bitişik yazılır. (Ne gözdür ne de taş; kimyasal bir maddedir).
Sonuç: Metindeki kullanım DOĞRUDUR.

2. BİTİŞİK YAZILAN BİRLEŞİK KELİMELER VE SEBEPLERİ
İstediğin üzere, TDK Yazım Kılavuzu’na göre kelimelerin neden bitişik yazıldığını maddeler halinde, her birine örnek vererek inceleyelim. Bu tabloyu defterine not alabilirsin, sınavlarda hayat kurtarır.
Kural (Sebep)
Açıklama
Örnekler
1. Ses Düşmesi veya Türemesi
Kelimeler birleşirken ünlü düşerse ya da ünsüz türerse bitişik yazılır.
• Kaybolmak (Kayıp + olmak)

• Hissetmek (His + etmek)

• Niçin (Ne + için)

• Zehretmek (Zehir + etmek)
2. Anlam Kayması (Mecazlaşma)
Kelimelerden her ikisi veya ikincisi, birleşme sırasında gerçek anlamını yitirirse bitişik yazılır.
• Aslanağzı (Çiçek adı; aslanla ilgisi yok)

• Bülbülyuvası (Tatlı adı)

• Göztaşı (Kimyasal madde)

• Yeşilbaş (Ördek türü)
3. Kurallı Birleşik Fiiller
“-ebil, -iver, -akal, -ayaz” ekleriyle kurulan fiiller daima bitişik yazılır.
• Yapabilmek (Yeterlilik)

• Gidivermek (Tezlik)

• Bakakalmak (Sürerlik)

• Düşeyazmak (Yaklaşma)
4. “Alt, Üst, Üzeri” Sözleri
Somut olarak yer bildirmeyen (soyut) kavramlar bitişik yazılır.
• Bilinçaltı (Gerçek bir ‘alt’ taraf değil)

• Akşamüzeri (Zaman kavramı)

• Suçüstü
5. Renk Adları
Benzetme yoluyla oluşturulan renk adları bitişik yazılır.
• Vişneçürüğü

• Yavruağzı

• Fildişi
6. Emir Kipiyle Kurulanlar
Emir kipiyle kurulan ve kalıplaşan kelimeler bitişik yazılır.
• Çekyat

• Kapkaç

• Şıpsevdi
7. “-zede, -name, -hane” Ekleri
Farsça kökenli bu eklerle kurulanlar bitişik yazılır.
• Depremzede

• Seyahatname

• Dershane (Eczane, hastane gibi kelimelerde ‘h’ düşebilir)

3. NOKTALAMA İŞARETLERİ KONTROLÜ (Tekrar)
Soru 3’te verilen cümleyi tekrar hatırlayalım:
“…mal sahibi olduğu anlaşılan bir başkasına**;** ‘Makine dairesi şurada olacak…'”4.
Hata: Burada tırnak içindeki konuşma cümlesinden önce noktalı virgül (;) kullanılmış.
Doğrusu: Türkçede başkasının sözü aktarılırken tırnak işaretinden önce iki nokta (:) kullanılır. Metinde eski bir kullanım söz konusudur, güncel kurala göre yanlıştır.

METNİMİZİ ANLAYALIM (Karakter Analizi)
Şimdi hikâyenin iki zıt kutbunu, İhtiyar ve Fabrikatör’ü masaya yatıralım.
Soru 1-a: Fiziksel ve Ruhsal Özellikler
Özellik
İhtiyar (Doğa Dostu)
Fabrikatör (Doğa Düşmanı)
Fiziksel
Uzun boylu (kametli), zayıf.
Tıkız (kısa ve şişman), dazlak (kel), ensesi kalın (üç katlı).
Ruhsal
Sakin, huzurlu, kanaatkâr, tevekkül sahibi, doğayla bütünleşmiş.
Öfkeli, sabırsız, hırslı, maddeci, inatçı, anlayışsız.

Soru 1-b: Doğaya Karşı Tutumları
İhtiyar: Doğayı bir “dost ve sığınak” olarak görür. Öldükten sonra bile doğaya karışmak, ağacın köklerinde yaşamak ister. Doğayla “bir” olur1.
Fabrikatör: Doğayı bir “hammadde ve engel” olarak görür. Onun için ağaç sadece kereste, deniz ise atık dökülecek yerdir. Doğanın güzelliğini değil, “maliyet fiyatını” düşünür2.
Soru 1-c: Kimi Haklı Buluyorsunuz?
(Bu senin kişisel görüşün olacak ama ideal bir cevap şöyledir:)
Cevap: İhtiyarın tutumunu doğru buluyorum. Çünkü insan doğanın efendisi değil, bir parçasıdır. Fabrikatörün “kazanç” hırsı uğruna doğayı yok etmesi, aslında insanın kendi geleceğini yok etmesidir. Hikâyenin sonunda fabrikatörün rezil olması da yazarın doğadan yana olduğunu gösterir.

Bu sayfada hem dil bilgimizi tazeledik hem de karakterlerin röntgenini çektik. Hikâyedeki çatışmanın sadece “kesilen bir ağaç” değil, “iki farklı dünya görüşü” arasında olduğunu gördük.
Şimdi hikâyenin derin mesajlarını (açık ve örtük iletiler) inceleyeceğimiz 83. sayfaya geçelim.

Bu detaylı analizle TDK kurallarına tam hakimiyet sağladık. “Zehretmek” kelimesinin ise ses düşmesi kuralı gereği bitişik olması gerektiğini netleştirdik.

Scroll to Top