Hikâyenin finaline, yani hem en trajik hem de en komik (trajikomik) sayfasına geldik. Kitabının 79. sayfasını aç. Burada olaylar hiç beklenmedik bir yere gidiyor.

Sayfa 79 Analizi: Trajik Son ve Doğanın İntikamı
1. METİN İNCELEMESİ: HİKÂYENİN SONU (ÇÖZÜM)
Bu sayfada hikâye iki aşamalı bir final yapıyor:
Birinci Aşama: Vahşi Yıkım
Fabrikatör, yeşeren o direği (kavağı) sadece kestirmekle kalmıyor; hırsını alamayıp onu “kuşbaşı kuşbaşı” doğratıyor1.
Parçaları yaktırıp küllerini denize attırıyor. Neden? Çünkü ağacın bir daha canlanmasından, ona “madik oynamasından” (oyun oynamasından) korkuyor2.
Yazarın Eleştirisi: Fabrikatör bu vahşeti yaptıktan sonra ellerini yıkayıp gönül rahatlığıyla “mayonezli levrek” yemeye gidiyor3. Yazar burada, insanların doğayı katlederken duyduğu vicdansızlığı ve umursamazlığı çok sert bir şekilde eleştiriyor.
İkinci Aşama: “Pis” Bir İntikam
Ağacın tamamen yok edilmesi üzerine doğa (kuşlar, çiçekler) birleşiyor. Çiçekler ağlıyor, kuşlar toplantı yapıyor4.
Bir İbibik kuşu fedai (gönüllü) oluyor. İntikam planı ise çok ilginç ve mizahi: Fabrikanın açılış töreninde fabrikatörü rezil etmek!5.
İbibik kuşu, küflü tohumlar yiyip deniz suyu içerek midesini bilerek bozuyor6.
Açılış günü, o şık giyimli davetlilerin önünde, kürsüye çıkan fabrikatörün dazlak kafasına… Evet, tam da düşündüğün şeyi yapıyor!777.
2. KARAKTER VE OLAY ANALİZİ
Doğanın Dayanışması: Hikâyede sadece kavak değil; papatyalar, kuşlar ve deniz bir bütün olarak hareket ediyor. Biri zarar görünce diğeri onun intikamını alıyor.
Mizahi Eleştiri (İroni): Fabrikatör kafasına pisleyen kuş yüzünden rezil oluyor ama yine de durumu kurtarmaya çalışıp “Bu bir uğurdur (falihayır)” diyor8. Yazar burada, güç sahibi insanların düştükleri komik durumlarda bile nasıl pişkin olabildiklerini gösteriyor.
3. DİL VE ANLATIM
Haldun Taner’in ustalığı burada ortaya çıkıyor. Hikâye çok hüzünlü bir ölümle (ağacın yakılması) devam ederken, bir anda kara mizaha dönüşüyor. Okuyucu ağaca üzülürken, fabrikatörün haline gülmeye başlıyor.
Betimleme: Tören alanı “Erkeklerin çoğu silindirli ve jaketataylı”, bacalar “gemi direkleri gibi flamalarla süslenmiş” şeklinde detaylı anlatılıyor9. Bu şatafat, kuşun yapacağı eylemin komikliğini artırıyor.
4. MİNİ SÖZLÜK (Kelimeleri Cebimize Atalım)
Metinde geçen bazı eski ve ilginç kelimeler:
Maiyet: Bir üst görevlinin yanında çalışanlar, alt kadro10.
Madik Oynamak: Hile yapmak, oyun etmek11.
Mesrur: Sevinçli, mutlu12.
Misilleme: Yapılan bir kötülüğe aynı şekilde karşılık verme13.
Jaketatay: Resmi törenlerde giyilen, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ceket (Frak benzeri)14.
Defi Hacet: Tuvalet ihtiyacını giderme (Kibarca söylenişi)15.
Hamule: Yük (Burada kuşun midesindeki ağırlık kastediliyor)16.
Falihayır: Hayırlı bir işaret, uğur17.
Faikıyet: Üstünlük18.

Hikâyemiz, doğanın “küçük ama etkili” zaferiyle bitti. Fabrikatör dersini aldı mı? Sanmam, ama en azından unutamayacağı bir açılış oldu! 🙂

Scroll to Top