Haldun Taner’in o eşsiz üslubuyla yazdığı “Bir Kavak ve İnsanlar” hikâyesine başlıyoruz. Kitabının 77. sayfasını aç ve arkana yaslan. Bu sayfa, hikâyenin giriş (serim) bölümüdür ve bizi olayın içine çeker.

Sayfa 77 Analizi: Bir Kavak ve İnsanlar (Giriş)
1. METİN İNCELEMESİ: HİKÂYENİN BAŞLANGICI
Bu sayfada hikâyemiz çok huzurlu ama bir o kadar da gizemli başlıyor.
Olayın Başlangıcı: İhtiyar bir adamın vasiyetiyle başlıyoruz: “Beni o sahildeki kavağın altına gömün.”1. Adam ölüyor ve istediği yere gömülüyor.
Dönüşüm (Fantastik Öge): Mevsimler geçtikçe kavak ağacında garip bir değişim başlıyor. Ağaç sadece yaprak açmakla kalmıyor, adeta o ihtiyarın ruhuna bürünüyor. Köylüler ağaca baktıklarında o uzun boylu, zayıf ihtiyarı görür gibi oluyorlar222.
Doğa ile Bütünleşme: İhtiyar hayattayken yapamadığı şeyleri ağaç olunca yapıyor; yağmurda ıslanıyor, rüzgârla kuruyor3. Kuşlar, çiçekler ve deniz bu duruma çok seviniyor4444.
Çatışmanın Ayak Sesleri: Sayfanın sonunda huzur bozuluyor. Bir mimar ve mal sahibi (fabrikatör) geliyor. Ellerinde planlar var; oraya bir fabrika kuracaklar5. İşte hikâyenin “Düğüm” noktası burada atılıyor: Doğa vs. Sanayileşme.
2. KARAKTERLER VE MEKÂN
Mekân: Sahile bakan dik bir yamaç, dağ çilekleri ve böğürtlenlerle dolu vahşi bir kırlık6. (Yazar burayı “cennet kıyıları” olarak betimliyor).
İhtiyar: Uzun boylu, zayıf, doğayı seven, huzurlu biri77.
Kavak Ağacı: Hikâyenin asıl kahramanı. Kişileştirilerek (teşhis sanatı) insan özellikleri kazanmış bir varlık.
3. DİL VE ANLATIM NOTLARI
Yazar burada Betimleyici Anlatımı çok güçlü kullanmış.
“Denizin aşağıda kumluğu tatlı tatlı yalayışı…” 8
“Kavak, sanki altında yatan ihtiyarın bütün özünü kökleriyle emip gövdesine geçirmişe benziyordu.” 9
Bu ifadeler, okuyucunun zihninde olayı bir film sahnesi gibi canlandırmasını sağlıyor. Ayrıca ağacın “mırıldanması”, “homurdanması” gibi ifadelerle Kişileştirme (Teşhis) sanatı yapılmıştır10.
4. GÖRSEL OKUMA
Sayfadaki resim11, metnin giriş bölümünü birebir yansıtıyor:
Görsel: Denize nazır bir yamaçta, uzun bir kavak ağacının altında oturan yaşlı, sakallı bir adam görüyoruz.
Yorum: Bu görsel, ihtiyarın hayattayken en sevdiği anı (kavağın altında denizi izlemesi) betimliyor. Renklerin sıcaklığı ve sakinlik, hikâyenin başındaki huzuru temsil ediyor. Birazdan bu huzurun bozulacağını metinden anlıyoruz ama görsel bize “kaybedilecek olan o güzelliği” hatırlatıyor.
5. MİNİ SÖZLÜK (Metinde Geçen Kelimeler)
Haldun Taner’in dili zengindir, bazı kelimeler sana yabancı gelebilir. Hemen not alalım:
Mutat: Alışılmış, her zamanki12.
Hüviyet: Kimlik, kişilik13.
Kamet: Boy14.
Munis: Cana yakın, uysal, sıcakkanlı15.
Tevekkeli: “Boşuna değilmiş, sebepsiz değilmiş” anlamında bir söz16.
Garp Cephesi: Batı cephesi (Garp = Batı)17.
İzahat: Açıklama18.

Hikâye çok tatlı başladı ama son paragrafta “fabrika, makine dairesi, lojman” lafları geçti. Kavak ağacı bu durumdan çok korktu ve yaprakları diken diken oldu19. Bakalım bu “medeniyet” projesi güzelim doğaya neler yapacak?

Scroll to Top